Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörü ezeceğiz

Cumhurbaşkanı yayımladığı yeni yıl mesajında ‘Terörü bitireceğiz” vurgusunu yaptı. Erdoğan mesajında, Yeni yılın, ülkemizdeki, bölgemizdeki ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2016 yılını geride bırakıyor, yeni ümitler ve beklentilerle 2017 yılına giriyoruz” dedi. “Yeni yılın, ülkemizdeki, bölgemizdeki ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum” diyen Erdoğan, “2016 senesi, maalesef, pek çok üzüntü verici hadiseyi üst üste yaşadığımız bir yıl oldu. İstanbul Sultanahmet’teki canlı bomba saldırısıyla başlayan, Ankara’da, Gaziantep’te, Bursa’da, Diyarbakır’da, Mardin’de yaşanan hadiselerle süren bu dönemde, pek çok kanlı terör eylemine maruz kaldık. Sınırlarımız boyunca yaşanan DEAŞ ve PKK-PYD terör örgütlerinin saldırılarında, çok sayıda güvenlik görevlimiz ve vatandaşımız hayatını kaybetti” diye konuştu.
15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Erdoğan, hain darbe girişimini tarihin en alçak terör eylemi ve işgal girişimi olarak, sadece 2016’ya değil, Cumhuriyet dönemimine damgasını vurduğunu ifade etti. Erdoğan, “Türkiye, 79 milyon insanıyla, darbe girişimi karşısında gösterdiği güçlü duruşla, bu felaketi, yeni bir dirilişe, yeni bir başlangıca çevirmeyi başarmıştır. Milletimiz o gece, ülkesini, bayrağını, ezanını, devletini, istiklalini ve istikbalini koruma konusunda gösterdiği kararlılıkla, içerideki ve dışarıdaki tüm ihanet odaklarına hak ettikleri cevabı vermiştir” şeklinde konuştu.

Erdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi:

“2015, bölücü terör örgütünün gerçek yüzünün deşifre olduğu bir yıldı. 2016 da, FETÖ’nün çirkin ve kanlı yüzünün ortaya çıktığı bir yıl oldu. Aynı şekilde, ülkemizin desteğiyle Suriye’de, Cerablus’tan başlayıp El Bab istikametine doğru ilerleyen operasyon, DEAŞ’ın ve onun arkasındaki güçlerin yüzlerindeki maskenin inmesine vesile teşkil etti. Böylece sınırlarımız PYD, YPG, DEAŞ dahil, tüm terör örgütlerinden temizlenmektedir. Zaman zaman ifade ettiğim bir gerçeği, 2017 yılını karşılamaya hazırlandığımız şu anlamlı günde tekrar etmek istiyorum. İçinden geçtiğimiz dönemin adını doğru koymak gerekiyor. Türkiye, son yıllarda yeni bir istiklal harbi vermektedir. Bunun için birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sımsıkı sahip çıkmak zorundayız.”

Başbakan Yıldırım’dan yeni yıl mesajı

Başbakan Binali Yıldırım, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajda, “2016 yılı sona ererken yeni bir yıla girmenin heyecan ve mutluluğunu bütün vatandaşlarımla paylaşıyor, 2017 yılının milletimiz ve bütün insanlık için huzur, barış, refah ve istikrar getirmesini temenni ediyorum. Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet, aziz milletimize metanet diliyorum.
Bölgesel ve küresel önemi her geçen gün artmakta olan Türkiye, zengin imkanları ve muazzam potansiyeliyle büyük atılımlara imza atmaktadır. Milletimizin hayat standartlarını ve devletimizin itibarını artırmak için 14 yıldır gösterdiğimiz gayretler olumlu neticeler vermekte ve ülkemiz evrensel ölçülerde bir demokrasiye doğru hızla ilerlemektedir.
Türkiye’nin her köşesinde yatırımlarımız devam etmektedir. 2016 yılında Marmaray, Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Ilgaz İstiklal Tüneli gibi Türkiye’nin parlak geleceğinin nişanesi olan dev eserleri tek tek hayata geçirdik.Dev projelerle ülkemizi medeniyet yarışında daha ileri noktalara taşıdığımız gibi, bir taraftan köprülerle kıtaları, bir taraftan da gönülleri birleştirerek milli birlik ve bütünlüğümüzü güçlendiriyoruz. Türkiye’nin imkan ve kaynaklarını Türkiye’ye kazandırıyoruz. Sahip olduğumuz tarihi mirası koruyarak ve cumhuriyetimizin değerlerini savunarak ülkemizi demokrasiyle kalkındırıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Darbe teşebbüsleriyle, terörle, tedhişle ülkemizi zayıf düşürmeye çalışanlar emellerine asla ulaşamayacak, millet-devlet kenetlenmesi karşısında mutlaka hezimete uğrayacaklardır” diyen Yıldırım, “Bu yıl da milletçe birbirimize kenetleneceğiz. Ülkemiz, 2017 yılında emin adımlarla yoluna devam edecektir. Demokratik istikrarı, hukuk düzenimizi ve ülkemizin güvenliğini gözümüzün ışığı gibi koruyacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliği, muhalefet partilerimizin elbirliği ile toplumsal dayanışmayı daha çok büyütecek ve terörü bertaraf edeceğiz. Huzurumuzu, kardeşliğimizi kimse bozamayacak. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine asla halel getirmeyeceğiz. Birlik ve beraberliğimiz devam ettikçe, inanıyorum ki, ülkemizin hukukuna, kardeşliğimize ve demokrasimize yönelebilecek her türlü tehdit bertaraf olmaya mahkum olacaktır. 2017’yi üreterek, çalışarak en iyi şekilde değerlendireceğiz” açıklamasında bulundu.

Anayasa değişikliği ile Türkiye’nin ve demokrasinin çok daha güçlü olacağını belirten Başbakan Yıldırım, “Sınırlarımızı korumakta bir an bile fedakarlıktan kaçınmayacağız. Ülkemizin güvenliğini sağlamak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. 2017’de sosyal adalete, refah ve ekonomik kalkınmaya daha çok odaklanacağız. Türkiye, demokrasi, insan hakları ve kalkınma yolundaki çabasını yeni başarılarla taçlandırdıkça sadece kendi sınırları içerisinde değil, bölgesinde ve dünyada da bir istikrar ve güç merkezi olacak. Dünyadaki ve bölgemizdeki kritik gelişmelerden dolayı barışçı rolü daha çok anlaşılan Türkiye, insanlık onurunu yükseltmek için küresel ve bölgesel barışın tesisinde sorumluluk üstlenmeye devam edecektir” dedi.

Başbakan Yıldırım, mesajında şunları kaydetti:

“Türkiye’nin ufku geniş, önü açık, yarınları umut dolu, geleceği aydınlıktır. İnanıyorum ki, önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin yıldızı daha da parlayacak; bütün dünya ülkemizin, milletimizin başarılarını konuşacaktır. Bu umutlarla yeni yılınızı kutluyor; 2017 yılının ülkemiz, milletimiz ve bütün insanlık için barış, huzur ve kardeşlik içinde geçmesini temenni ediyor, bütün vatandaşlarımızı sevgiyle selamlıyorum.”

Erdoğan: Kusura bakmayın, biz bunu yutmayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen TÜBİTAK ödül töreninde konuştu.

Erdoğan, “Türkiye olarak uzun süredir Batılı ülkelere, ‘terör örgütleri arasında ayrım yapmamaları, bu konuda ilkeli tutarlı davranmaları’ çağrısında bulunuyoruz. Buna karşılık Amerika başta olmak üzere kimi ülkeler kendilerince çeşitli bahaneler ileri sürüp harf oyunlarıyla göz boyayarak bölgemizde masumları katleden örgütlere aleni destek verme yoluna gidiyor. Bunları da dile getirdiğimiz zaman beyefendiler rahatsız oluyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, Suriye kaynaklı tehditleri sınırları boyunca yaşarken hatta sınırlarımızın içine bombalar yağarken, NATO adeta olayın tamamen dışında tutuldu.” diyen Erdoğan, “Bugün de El Bab operasyonumuzda ne NATO’nun ne de bölgede güç bulunduran güya müttefik ülkelerin en küçük bir desteğini görmüyoruz. Sözüm ona DEAŞ’a karşı mücadele için kurulan koalisyon bugün DEAŞ’a en büyük zayiatı verdiren, örgütün belini kıran El Bab harekatına hiçbir katkı sunmuyor” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “Üstelik, yalan üstüne yalan. Ne diyorlar? ‘Türkiye DEAŞ’a destek veriyor.’ El insaf. DEAŞ’a karşı en büyük mücadeleyi veren biziz. Bu noktada zayiatı veren biziz ve gerçekten başından itibaren Özgür Suriye Ordusu’nun verdiği çok ciddi zayiat var. Bu Özgür Suriye Ordusu’nu bizim içimizde bile bazı mahfiller terör örgütü olarak ilan ediyor. Özgür Suriye Ordusu terör örgütü falan değil, hatta Amerika’nın başında ‘birlikte kuralım’ dediği bir örgüttür” dedi. Erdoğan, Batılı ülkelerin terör örgütlerine yaptığı yardımlarla ilgili olarak da “Sizler terör örgütlerine kalkar bu bölgede her türlü silah yardımını yaparsanız, ondan sonra bunu bir kılıfa koyarak ‘Hayır biz silah göndermiyoruz, mühimmat gönderiyoruz’ derseniz, kusura bakmayın biz bunu yutmayız” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu: 4 lirayı neden ilave ettiler merak ediyorum

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla’da CHP Genel Merkezi ve Tarım Orman-İş Sendikası tarafından Bodrum ilçesinde bir otelde düzenlenen, “Türkiye’de Ormancılık Politikalarının Toplumsal Yansımaları, Orman Köylüleri Üzerindeki Etkileri Çalıştayı”nda konuşma yaptı.

2017 yılı için belirlenen asgari ücrete ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, “Asgari ücret belirlenmiş, bin 404 lira. 4 lirayı neden ilave ettiler, merak ediyorum. Ben merak ediyorum, mesela Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın milletvekilleri bir ay bin 404 lirayla geçinsinler bakalım, evlerini nasıl geçindiriyorlar?” diye konuştu.

Uygar olmayan dünyada bir soruna çözüm üretmeye kalkarken, arkasından başka sorunlar ortaya çıktığını, uygar dünyada ise bir sorun varsa, oturup sorunun bütün ayrıntılarıyla tartışıldığını anlatan  CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Uygarlığı henüz yaşamamış ya da tam sindirememiş toplumlarda ise bir gelenek vardır, ‘Hele bir yola çıkalım, kervan yolda düzülür.” Baş yarılır, göz yarılır, adam ölür, insanlar hayatını kaybeder ama derler ki ‘Nasıl olsa biz birgün doğru yolu bulacağız.’ Bunun da topluma maliyeti çok ağır olur. Ormanda yaşadığımız da buna benzer bir olay” dedi.

Siyaset kurumunun bu kadar derinlikli bir konuya yüzeyden baktığını savunan Kılıçdaroğlu, hastalığın tam olarak teşhis etmeden tedavisinin yapılmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Bunun sadece orman alanında değil, her alanda böyle olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Dış politikaya bakın. Türkiye, tarihinin en derin yenilgilerinden birini yaşıyor, en büyük yenilgilerinden birisini yaşıyor. Asgari ücret az önce belirlenmiş, bin 404 lira. 4 lirayı neden ilave ettiler, merak ediyorum. Ben merak ediyorum, mesela Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın milletvekilleri bir ay bin 404 lirayla geçinsinler bakalım, evlerini nasıl geçindiriyorlar? Öyle ya bin 404 lirayla eğer bir ay bir aile hayatını sürdürebiliyorsa, yol parası verebiliyorsa, kira parası verebiliyorsa, çocuklarının okul parasını karşılıyorsa onlar da bir denesinler.”

Cezaevlerinde 24 bin uyuşturucu suçlusu var

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun uyuşturucuyla mücadele ile ilgili soru önergesine yazılı olarak cevap verdi.

Uyuşturucu madde yetiştirilmesi, kullanımı veya satışı ile ilgili cezaların son 2 yılda arttırıldığını belirten Bozdağ, Uyuşturucu ile Mücadele Acil Eylem Planı kapsamında tedavinin özendirilmesi, etkinleştirilme ve kolaylaştırılması sağlandığı ve daha etkin bir denetimli serbestlik süreci uygulaması yapıldığını vurguladı.

Bozdağ, Kanunlarda yapılan değişikliklerle esrar elde etmek için kenevir ekmek suçunun 1 yıldan 7 yıla kadar olan hapis cezasının 4 yıldan 12 yıla, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal, ihraç ve ithal suçunun 10 yıldan 20 yıla kadar hapis olan cezasının 20 yıldan 30 yıla, satma suçunun 5 yıldan 15 yıla kadar hapis olan cezasının 10 yıldan az olmama, satılan veya verilen kişinin çocuk olması halinde de cezanın alt sınırının da 15 yıl hapis olarak hükme bağlandığını kaydetti.

Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma yer ve imkan sağlama ya da özendirme suçlarının 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olan cezasının, 5 yıldan 10 yıla kadar hapse çıkarıldığını kaydeden Bakan Bozdağ, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanma suçunun 1 yıldan 2 yıla cezanın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak yükseltildiğini ifade etti.

Uyuşturucu maddenin tespitini hızlandırmaya yönelik olarak jenerik sınıflandırma uygulamasına geçilmesinin uyuşturucuyla mücadele kapsamında önemli katkılar sağlanacağını kaydeden Bozdağ, uyuşturucu suçunda ceza infaz kurumunda kalan hükümlülerle ilgili şu bilgileri verdi:

“Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden, uyuşturucu suçları kapsamında ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü sayısının 31 Aralık günü itibarıyla 2012 yılında 13 bin 492, 2013 yılında 16 bin 480, 2014 yılında 20 bin 63, 2015 yılında 24 bin 615 olduğu anlaşılmıştır.”

Çavuşoğlu: Halep’i niye satalım

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi tarafından gerçekleştirilen “Dostlar Meclisi” toplantısında konuşma yaptı.

Konuşmasında Türkiye’nin zor günlerden geçtiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, her türlü belayla mücadele ettiklerini ifade etti. 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşadıklarını anımsatan Çavuşoğlu, darbelerden çok çekmiş bir ülke olarak darbenin nelerle sonuçlanabileceğini çok iyi bildiklerini, milletin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde darbeye “dur” dediğini söyledi.

Türkiye’yi karıştırmak isteyenlerin ülkenin bölünemeyeceğini ve parçalanamayacağını anlayamadığını dile getiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Şehadet şerbetini içmek için sırada bekleyen 10 milyonlar var bu ülkede. Bunları aşarız, aşacağız. Başka şansımız yok. Millete güveniyoruz. Hain tuzaklar karşısında tuzakların en hayırlısını kuran Rabbimize güveniyoruz, sığınıyoruz. İçeride ve dışarıda mücadelemizi de yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Yılgınlık yok. Yavaşlamak, durmak yok. Vatan millet sevgisinde tereddüt yok. Fırat Kalkanı Harekatı’nda şehitler verdik. Barış dinini istismar edenler İstanbul’da, Gaziantep’te sivil vatandaşları hedef almışlardı. Orada bunları yok etmezsek tekrar gelecekler. PKK’lı hainleri nasıl Kandil’e gidip orada vuruyorsak Türkiye’nin güvenliği için DAEŞ’i de sınırın öbür tarafında etkisiz hale getirmemiz lazım. Bundan sonra içeride nasıl etkili mücadele ediyorsak dışarıda da stratejimizi değiştiriyoruz. Yurt dışında yaşayan ve PKK üyesi olanlara da vatandaşlıktan çıkarma dahil her türlü tedbiri alacağız. Almanya’da benim vatandaşıma zulüm edecek biz de birşey demeyeceğiz. Yok öyle bir şey.”

Bir yandan terör örgütleriyle mücadele ederken bir yandan da ekonomiyi de güçlendirmeleri gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, “Devlet de iş adamları da yatırım yapacak. Devlet sizin yatırım yapmanız için imkan sağlayacak, bürokrasiyi azaltıp teşvik verecek. Büyük projelerimize de devam edeceğiz. Avrasya Tüneli’ni açtık. Üçüncü köprüyü açtık, üçüncü havalimanında da baya mesafe aldık” diye konuştu.

Sözlerine ”Halep’teki sorunu çözmezsek kim imdata yetişecek?” diyerek devam eden Çavuşoğlu, “Hangi Müslüman ülke imdada koştu. Biz el uzatmasaydık bu garibanların hali ne olacaktı. 45 bin insanın hali ne olacaktı. Tüm dünya gördü. Türkiye’yi seven de sevmeyen de Cumhurbaşkanımıza kıskançlıktan dolayı her şeyi söyleyen de bu sefer kaçamadı ve ‘Türkiye’den başka yardım eden yok. Türkiye var’ dedi. Bunu başkaları bize iltifat etsin diye yapmıyoruz. Dünyadaki 2,4 milyar ümmetten de sorumluyuz. Çok şükür ki 2,4 milyar ümmet kimsesiz değil. Güçlü Türkiye var. Bu anlayışla çalışıyoruz. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin tamamında ateşkesin sağlanması gerektiğine değinen Çavuşoğlu şöyle devam etti:

“Suriye’de siyasi çözüme geçmemiz lazım. İran’ı da işin içine çekmemiz lazım. Herkesin elini taşın altına koyması lazım. Rusya’dan güçlü bir ortak açıklamaya herkes imza atıyor, ortak açıklama önemli değil, içeriğinde ne var buna bakmak lazım. Bu açıklamada ülke genelinde ateşkes var, siyasi çözüm var, insani yardım var, BM kararları var. Nasıl bir Suriye görüyoruz, milli beraberliği var. Herkesi kapsayan yönetim anlayışı var. Geleceği inşa etmek için biz bu adımları atmazsak kim yapacak? Yok efendim ‘Halep’i mi sattınız?’ Niye satalım Halep’i. Halep’te zalimi de zulmü de gördük. Suriye toprakları üzerinde başkasıyla pazarlık yapmayız. Suriye topraklarında gözümüz yok. Yok efendim ‘Esad’ı mı tanıdınız?’ Ne alakası var Esad’ı tanımakla.”

Bakan Soylu’dan hainlere mesaj

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Siirt’te partililere hitap etti, hükümetin son 14 yılda yaptığı hizmetleri anlattı. Vatanın sadece silahla korunmadığını söyleyen Bakan Soylu, “Vatan aynı zamanda siyasetle de korunur. Bunun en son örneğini, en güzel örneğini şurada gecenin bu saatinde ülkesine sahip çıkan, milletine sahip çıkan, geleceğine sahip çıkan, çocuklarına sahip çıkan, Ezanı Muhammedi’nin ‘Allahu ekber, Allahu ekber’ dediği her dakikada özgürlüğümüzü ve hürriyetimizi hissettiğimiz o ana sahip çıkan, ay yıldızlı bayrağa sahip çıkan Türk’ün Kürt’ün Arap’ın hepsinin kardeşliğine sahip çıkan ak parti teşkilatları da bu vatanın milletin birliğine sahip çıkarak koruyor” dedi.

Konuşmasına “Bizim mücadelemiz budur” sözleriyle devam eden Soylu, “Bu ülkenin en küçük ilçesinin, mahallesinin dahi, terör baskısı altında geri kalmasına razı olmamız mümkün değildir. Yok eş başkanmış, yok federasyonmuş, yok Kandil’miş, batı dünyasının tepkisiymiş, hiçbirisi umurumuzda değil” diye konuştu.
“PKK’sından FETÖ’süne kadar, adı ne olursa olsun DAEŞ’ine kadar bütün terör örgütleri, bunu kararlılıkla belirtiyoruz ki silinecektir” diyen Soylu şunları söyledi: “Sanki PKK terörü bu ülkede her zaman olacakmış gibi insanlarımızın üzerinde korku sindirmeye çalışanlar, neredeler? Alçakça haince bombalı eylemlerle evlatlarımızı şehit etmeye çalışıyorlar. Hani dağlar sizindi, dağa çıkınca kaçacak yer arıyorsunuz.”

Dağlarda barınamayan terör örgütünün kaçacak delik aradığını vurgulayan Soylu şöyle konuştu:

“Buradan Kandil’de aklı bez bağlamışlara söylüyorum; bahara varamayacaksınız söylüyorum size. Orda kalamayacaksınız, orda Türkiye’yi tehdit edemeyeceksiniz ve başkalarının uşağı ve esiri olarak bu milletin fertlerini bir birlerine vuramayacaksınız. Biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bugün aynısını DAEŞ yapmaya çalıştılar, sınırlarımızı tehdit ettiler. Bizi birbirlerimize düşürmeye çalıştılar. İçeride bir sürü oyunun, bir sürü tiyatronun sahnesini sergilemeye çalıştılar. İşte bugün evlatlarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, askerlerimiz orada bir büyük mücadele veriyorlar. Eskidendi o, bekleyelim acaba bize hücum ederlerse kendimizi savunalım. Öyle bir şey yok artık. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, başbakanımızı talimatıyla teröre karşı taarruz politikası ortaya koyan bir anlaşışı ortaya koyacağız. Şehitlerimiz ölüyor içimiz yanıyor, her düşen şehit ateşi bizim içimizde kopardığı fırtınalar, bilmenizi istiyorum ki bizi ürkütmüyor ve korkutmuyor. O çocuklarımızın bize emanet ettiği omuzlarımıza sorun olarak yüklediği anlayışla beraber bu terörün tasfiyesini gerçekleştirmek için bizi daha çok kararlı, daha çok iradeli ve daha çok azimli bir hale getiriyor.”

Erdoğan: Durmaya kalkarsak bulacağımız yer Sevr

Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde Orman ve Su İşleri Bakanlığının toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, net ifadelerle konuştu.

Türkiye’nin 2003 yılından bu yana yılda ortalama olarak yüzde 5,9 büyüme oranına ulaştığını belirten Erdoğan, “Ne zaman ki biz trilyon dolarlık GSMH oranına yaklaştık hemen bazıları tüm düğmelere birden bastı. Kimi ‘ağaç’ diyerek, kimi ‘yolsuzluk’ diyerek, kimi ‘özyönetim’ diyerek, kimi doğrudan silaha sarılıp darbe yapmaya kalkarak, kimi bölgemizi kana ve ateşe boğarak bizi kendilerince durdurmak istediler. Onlar ‘dur’ dedikçe biz daha ileri atıldık” dedi.

“Tarihimizin ve milletimizin bize verdiği görev budur” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hala Lozan’daki kayıpların üzüntüsü ile yaşayan bir milletiz. Türkiye İstiklal Harbinden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Bu mücadele tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet mücadelesidir” diye konuştu.

Geçmişteki mücadelelerin aksine Türkiye’nin bugün asimetrik bir saldırı ile karşı karşıya olduğunun altını çizen Erdoğan, “Terör örgütleri bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkasındaki güçlerdir. Bu güçler hassas noktamız olarak neremizi görüyorlarsa oraya yükleniyorlar. Kimi yerde köken, kimi yerde mezhep ve meşrep farklılıkları üzerinden milletimizi bölmeye çalışıyorlar. Biliyorlar ki, eğer Türk milleti bir ve beraber olursa bu çelik yumruk kendi tepelerine inecektir. Etnik bölücülük zehrini Kürt kardeşlerimize zerk etmeye çalıştılar, başaramadılar. Mezhep bölücülüğü zehrini Alevi kardeşlerimize bulaştırmaya çalıştılar, başaramadılar. Siyasi görüş farklılıkları üzerinden milletimizi bölmeye çalıştılar, bundan da netice elde edemediler. Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Mısır’da oynadıkları oyunu ülkemize taşıyamadılar. 15 Temmuz darbe girişimi tıpkı 17-25 Adalık gibi devletin içine sızdırılmış olan bir ihanet çetesinin mensupları eliyle Türkiye’ye diz çöktürme operasyonuydu. Milletimiz darbecilerin karşısına cesaretle dikilip boğazına sarılan kolları kırarak bu operasyonu da boşa çıkarttı. Son dönemde PKK terör örgütünün, DEAŞ terör örgütünün, Rus Büyükelçisine yapılan suikastta olduğu gibi FETÖ terör örgütünün alçakça eylemleri kaçırılan fırsatların telafisi gayretidir. Şehit verdiğimiz askerimizle, polisimizle, vatandaşımızla canımızı yakmayı hedefliyorlar. Bu can acısı bizim gücümüzü tüketmiyor, tam tersine mücadele azmimizi büyütüyor. Biz Yunus Emre’nin dediği gibi ‘ölürse ten ölür, canlar ölesi değil’ inancına, imanına, anlayışına sahip bir milletiz biz. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa veriyor olabiliriz ama hatıralarını yaşatmakta, emanetlerine sahip çıkmakta, mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız. Yaşadığımız hadiseleri değerlendirirken kendi eksiklerimizi, hatalarımızı tamamen elbette bir kenara bırakmıyoruz. Bunların hepsini biliyoruz. Şartlar uygun olduğunda birliğimizi ve beraberliğimizi zedeleyen sorunların çözümü için gereken reformları yaptık, yapacağız. Türkiye’deki her bir bireyin hakkının, hukukunun, özgürlük alanlarının muhafazası ve geliştirilmesi konusunda kimsenin en küçük bir tereddüdü olmasın. Milletimizin tüm fertlerinin huzuru ile birlikte refahını artırmak için bugüne kadar çok önemli hizmet ve yatırımları hayata geçirdik, bundan sonra daha fazlasını da gerçekleştireceğiz. Bu konularda durmak, duraksamak, geriye gidiş asla söz konusu olmayacak” ifadelerini kullandı.

CHP’li Eren Erdem’e mahkemeden şok

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, AK Partili Burhan Kuzu’ya karşı açtığı tazminat davasını kaybetti.

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, 4 Aralık 2015’te bir televizyon programına konuk olan AK Parti’li Burhan Kuzu’nun konuşmasına karşı 50 bin TL manevi tazminat davası açmıştı.

Ankara 23 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen son duruşmada hakim, Kuzu’yu haklı bularak, CHP’li Erdem’i haksız buldu ve açtığı davasını reddetti.

Kuzu, 4 Aralık 2015’te katıldığı bir televizyon programında, ABD’nin, Suriye’de DEAŞ’tan petrolü alan Rus işadamları olduğunu açıkladığına dikkat çekerek, “Biz de ise bir milletvekili ortaya çıkıyor önerge veriyor. Enerji Bakanımız Berat Albayrak’a soruyor ‘DEAŞ’tan petrol alımını devam ettirecek misiniz’ diye. Sanki alınmakta da devam ettirecek misiniz diye soruyor” ifadelerini kullanmıştı.

Böyle bir şeyin iftira olduğuna vurgu yapan Kuzu, “Ulan kitapsız böyle bir şey olabilir mi” diye sorarak, hedefin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi olduğunu, algı yöntemi ile ya tutarsa mantığıyla iftira atıldığını ifade etmişti. Kuzu’nun bu sözlerine karşı CHP Milletvekili Erdem 50 bin TL manevi tazminat davası açmıştı.

Davaya sunulan bilirkişi raporunda ise Kuzu’nun haklı bir eleştiri yaptığı ve CHP’li Erdem’in haksız olduğu belirtildi.

Davaya bakan Ankara 23 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen son duruşmada hakim, Kuzu’nun eleştiri sınırlarında kaldığını, açıkça isim vermediğini, konuşmalarının içinden cımbız ile alıntı yapılamayacağını ve konuşmanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek,  CHP’li Eren Erdem’in davasını haksız buldu ve davayı reddetti.

Bakan Eroğlu: Türkiye’nin önünü kimse kesemez

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere inat yatırımlara devam ettiklerini söyleyerek, “Bundan sonra da devam edeceğiz. Büyük Türkiye’nin önünü kimse kesemeyecek” dedi.

Bakan Eroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin geleceğinin ve refahının dev barajlara, geniş ormanlara, sulanan bereketli topraklara bağlı olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin en büyük yatırımcı kuruluşlarından biri olan Orman ve Su İşleri Bakanlığının, yüzyıllık hayalleri gerçeğe dönüştürmek için faaliyet gösterdiğini ve milletin özlemle beklediği projeleri hayata geçirdiğini vurgulayan Eroğlu, “Bir gelenek haline getirdiğimiz toplu açılış merasimlerinden sonuncusunu Perşembe günü Sayın Cumhurbaşkanımızın iştirakiyle Ankara’da gerçekleştireceğiz” dedi.

Toplu açılış töreninin Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılacağını aktaran Eroğlu, “Cumhurbaşkanımızın uğurlu elleriyle hizmete alacağımız 151 eserin toplam yatırım bedeli 4 milyar lirayı buluyor. Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere inat yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. Büyük Türkiye’nin önünü kimse kesemeyecek” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Eroğlu, hizmete alınacak eserlerin baraj, gölet, sulama, ormancılık, içme suyu, milli park projesi ve meteoroloji tesisi gibi birçok farklı eserden oluştuğunu belirtti

Eroğlu şu ifadeleri kullandı: “4 milyar yatırım bedelli 151 tesisin 29’u baraj, 8’i içme suyu, 1’i atıksu arıtma tesisi, 32’si sulama, 9’u gölet ve sulama, 54’ü taşkın koruma, 6’sı ağaçlandırma ve ormancılık, 5’i milli park, 1’i meteoroloji ve 6’sı ise diğer maksatlı tesisten oluşuyor. Hizmete alınacak tesislerle 663 bin dekar zirai alanın suyla buluşacak. Ayrıca bu tesislerle 100 milyon metreküp içme suyu temin edilecek, 112 milyon metreküp su depolanacak, bir il, 29 ilçe, 186 yerleşim yeri ve 37 bin dekar arazi taşkın zararlarından korunacak.”