BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon veda etti

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon, diplomat ve çalışanlara veda etti.

On yıldır sürdürdüğü genel sekreterlik görevini Antonio Guterres’e devreden Ban’ın, Birleşmiş Milletler binasındaki son gününde oldukça duygusal anlar yaşandı.

BM çalışanları ve diplomatik misyon temsilcilerine hitaben bir konuşma yapan Ban, insanlık için hizmet eden ekibinden, diplomatik misyonlardan gurur duyduğunu belirtti. Ban Ki Moon, görevde bulunduğu on yıl boyunca savunmasız insanların korunmasını amaçladığını, sessiz insanların sesi olduğunu belirtti.

Ban, Birleşmiş Milletler çalışanlarına “Rüyalarınızdan, inanmaktan ve çalışmaktan asla vazgeçmeyin” dedi.

Yeni yıla girilmesiyle birlikte görevinin sona erdiğini belirten Ban, “Kendimi masal kahramanları gibi hissediyorum” dedi.

Son on yıldır çok konuştuğunu ifade eden Ban, “Bu kez çok önemli bulduğu iki kelimeyi söyleyeceğim. ‘Teşekkür ederim’” sözleriyle veda etti. Birleşmiş Milletler çalışanları 8’inci BM Genel Sekreteri Ban’ı alkışlarla uğurladı.

Görevine 1 Ocak 2007 yılında başlayan Ban, görevi süresince sayısız krizle boğuştu. Başta Ortadoğu ve Afrika’daki iç savaşlar olmak üzere çok sayıda ülkede yaşanan savaşları önlemek için yoğun çaba sarf etti. BM onun döneminde uluslararası terör konusunda mücadele etmek için ciddi adımlar attı.

Ban Ki Moon, insan haklarına önem verdi. Dünyada açlıkla ve yoksullukla mücadele edecek küresel yeni projeler onun döneminde hayata geçirildi. Hayali olan iklim değişikliğini projesini hayata geçirdi.

Ban’ ın on yılda çözemediği sorunların başında ise Suriye’deki iç savaş yer aldı. Kıbrıslı liderlerle defalarca bir araya gelen Ban, kendi döneminde çözmeyi çok istediği Kıbrıs konusunda uzlaşmayı sağlayamadı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Türkiye uyarısı

İstanbul Ortaköy’deki Reina gece kulübüne düzenlenen silahlı saldırının hemen ardından Amerika Dışişleri Bakanlığı, yazılı açıklama yaparak Türkiye’deki vatandaşlarını uyardı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan uyarıda, “İstanbul Ortaköy’deki Reina gece kulübünde ateş açıldığı yönünde haberler alınmaktadır. Çok sayıda kişinin öldüğü duyumu alınmıştır” denildi. Uyarıda ayrıca Amerikan vatandaşlarından saldırının olduğu bölgeden uzak durmaları ve Amerika’da yaşayan aile bireylerini durumlarından haberdar etmeleri istendi.

Açıklamada Amerika’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nun “aşırıcı grupların Amerikan vatandaşları ya da yabancıların yaşadığı ya da sıkça uğradığı yerlerde şiddetli saldırılarını sürdürdüğü” uyarısına da yer verilirken, Amerikan vatandaşlarına özellikle Batılılar’ın, turistlerin ve yabancıların ziyaret ettiği kalabalık yer ve mekanlardan uzak durmaları tavsiye ediliyor. Bu mekanların yalnızca restoranlarla sınırlı olmadığı, ticaret merkezleri, ibadet yerleri ve ulaştırma noktaları da olduğu kaydediliyor.

Öte yandan saldırı ile ilgili Beyaz Saray’dan açıklama yapıldı. Açıklamada ABD Başkanı Barack Obama’nın “ölen masum insanlar için başsağlığı dileğinde bulunduğunu ve Türk hükümetine yardım önerilmesi amacıyla ekibinin görevlendirdiği” belirtildi.

Açıklamada, “Başkan kaybedilen masum hayatlar için başsağlığı dileğinde bulundu” denildi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Dairesi sözcüsü Ned Price tarafından yapılan ayrı bir açıklamada da saldırı kınandı. Ned Price açıklamasında, “Amerika, İstanbul’da çok sayıda kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan korkunç terör saldırısını en sert ifadelerle kınıyor. Yeni yılı kutlayan masumları hedef alan bu denli bir zulüm, saldırganların vahşet boyutunu ortaya koyuyor. Düşüncelerimiz ve dualarımız ölenlerin yakınları ve sevdikleriyle, (aynı zamanda) yaralananların hızla iyileşmesini diliyoruz. Amerika olarak, terörün her türlüsünü göğüsleme ve yenilgiye uğratma yönündeki ortak kararlılığımız konusunda NATO müttefikimiz Türkiye’ye desteğimizi yeniden vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

Pembe taksiler yollarda

Ürdün’de 10 kadın şoförü ile hizmet veren pembe taksiler yolcu taşıyor ancak muhafazakar kesime göre kadınların bu taksilerde şoförlük yapması da uygunsuz.

Kadın taksi şoförleri, utanç kültürünü yıkarak Araplara ve Arap dünyasına kadınların güçlü olduğunu ve erkeklerin tekelinde olan alanlarda da çalışabileceklerini ispatlamak istediklerini vurguluyor.

Pembe taksilerin müşterilerinin çoğunluğu da gece çalışan hemşireler, gündüz çocuklarını okula getirip götüren anneler ve kız öğrenciler oluşturuyor.

Pembe taksi şoförleri, pembe bir gömlek ve mavi bir kravat takıyor. Bu kadın sürücüler, ülkeye gelen ancak eşlerinin tek başına dışarı çıkıp erkek sürücülerin kullandığı araçlara binmesine müsaade etmediği Suudi kadınlara hizmet veriyor.

Ülkedeki genç kızlar, sadece kadınların kullandığı taksilerde kendini daha güvende hissettiğini belirtiyor.

Özellikle üniversiteli genç kızlar bu taksilerden son derece memnun. Akşamları üniversite çıkışında ya da gece evden çıkmak mecburiyetinde kaldıklarında bu taksileri kullanmayı tercih ettikleri belirtiliyor.

Üniversiteliler, bir kadının taksi şoförü olarak çalışmasının utanılacak bir yanı olmadığını, çünkü bunun bir meslek olduğunu ve sadece erkeklerle sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyor.

Ürdün’de yaklaşık olarak 500 bin kadın ehliyet sahibi. Ürdün Ulusal Trafik Bürosu verilerine göre bu rakam, ülkedeki toplam sürücü sayısının yüzde 20’sini oluşturuyor.

Ülkede kadınların taksi şoförü olmasına muhafazakar yaklaşanların da bulunduğu bir gerçek. Bazı kişiler taksi şoförlüğünün kadınlar için uygun bir iş olmadığını belirtiyor.

Trump’tan Putin’e övgü

ABD Başkanlığına seçilen Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hiçbir ABD’li diplomatı sınır dışı etmeme kararına övgü dolu sözlerle karşılık verdi.

Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Putin’den erteleme konusunda harika bir hamle. Onun çok zeki olduğunu her zaman biliyordum” ifadelerini kullandı.

ABD, Rusya’nın başkanlık seçimlerine siber saldırı düzenlediği iddiaları nedeniyle Washington ve San Francisco’da görevli 35 Rus diplomatın 72 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemişti. Aynı çerçevede Maryland ve New York eyaletlerinde Rus hükümetine ait iki yerleşkenin boşaltılması talep edilmişti.

Bu yaptırımlara karşılık Putin, ABD’nin Rusya’da görev yapan diplomatlarını sınır dışı etmeyeceklerini açıklamıştı.

Putin, yazılı açıklamasında, “Karşılık verme hakkını saklı tutuyoruz. Ancak sorumsuz, ‘mutfak diplomasisi’ seviyesine inmeyeceğiz. Rus-Amerikan ilişkilerinin yeniden tesisine yönelik adımları ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın tutumuna göre belirleyeceğiz” değerlendirmesinde bulunmuştu.

ABD’li üst düzey bir yetkilinin açıklamasına göre, Moskova’da ABD’li diplomatların rahatsız edilmesine misilleme olarak 35 Rus diplomat ülkeden sınırdışı edilmişti. ABD ayrıca New York ve Maryland’de bulunan 2 Rus temsilciliğini de kapatmıştı.

Başkan Barack Obama, Demokrat Parti ve Hillary Clinton’ın seçim kampanyasına karşı düzenlediği siber suçlar nedeniyle Rusya hakkında harekete geçeceğini açıklamıştı. Rusya ise iddiları kesin bir dille iddiaları reddetmişti.

Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD’nin 35 Rus diplomatın ülkeyi terk etmesini istemesine “mütekabiliyet prensibine” göre karşılık verileceğini ve cevabın ne olacağına Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in karar vereceğini söylemişti.

Suriye’de hangi gruplar ateşkes kapsamında?

Suriye’de Perşembe gece yarısından itibaren yürürlüğe giren ateşkes yer yer yaşanan çatışmalara rağmen önemli ölçüde uygulandı.

Ateşkesin hangi silahlı isyancı grupları içerdiğiyle ilgiliyse çelişkili bilgiler geliyor.

Türkiye ve Rusya’nın garantörlüğünde hazırlanan ateşkesi takiben bir ay içinde Kazakistan’da barış görüşmelerinin başlaması hedefleniyor.

Muhaliflere yakın, İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İçin Gözlemevi (SOHR) ülkenin genel olarak sakin bir gece geçirdiğini açıkladı.

SOHR bununla birlikte ülkenin kuzeyindeki Hama Eyaleti’nde isyancılar ve Suriye ordusu güçleri arasında çatışmalar yaşandığını belirtti.

SOHR Genel Müdürü Rami Abdülrahman, “Bazı küçük isyancı gruplar ve hükümete sadık güçler, kendi varlıklarına son verdiği için ateşkesi yıkmak istiyor” dedi.

Şam’ın doğusundaki Doğu Guta bölgesinin sakinleri de, ateşkesin uygulamaya girmesinden iki saatten daha az bir süre sonra silah sesleri duyduklarını belirtti.

Ülkenin kuzey doğusundaki İdlib Eyaleti’nden de ayrıntısı öğrenilemeyen çatışma haberleri geldi.

Perşembe gününden bu yana ateşkesin hangi isyancı grupları içerdiğiyle ilgiliyse farklı bilgiler geliyor.

Türkiye anlaşmanın, BM Güvenlik Konseyi tarafından ‘terörist’ örgüt listesinde yer alan grupları kapsamayacağını söyledi.

Suriye ordusundan yapılan açıklamada, IŞİD ve Nusra Cephesi ile bu örgütlerle bağlantılı grupların kapsam dışı olduğu belirtildi.

Rusya Savunma Bakanlığı yayımladığı bir açıklamada ateşkese yedi örgütün katıldığını belirtti.

Bakanlığın açıklamasında şu bilgiler yer aldı:

Feylak el Şam: 19 müfereze, 4 bin üyeye sahip. Halep, İdlib, Hama ve Humus Eyaletleri’nde faaliyet gösteriyor.

Ahrar’uş Şam: Tam adı, Ahrar’uş Şam İslami Hareketi. 80’den fazla müfrezesi, 16 bin üyesi var. Halep, Şam, Deraa, İdlib, Lazkiye, Hama ve Humus’ta faaliyet gösteriyor.

Ceyş’ül İslam (İslam Ordusu): 64 müfrezesi, 12 bin üyesi var. Halep, Şam, Deraa, Deyr ez-Zor, Lazkiye, Hama ve Humus’ta faaliyet gösteriyor.

Suvar el Şam: Sekiz taburu, yaklaşık 2500 üyesi var. Halep, İdlib ve Lazkiye’de faaliyet gösteriyor.

Ceyş’ül Mücahidin: 13 müfrezesi, yaklaşık 8000 üyesi var. Halep, İdlib ve Hama’da faaliyet gösteriyor.

Ceyş İdlib: Üç büyük müfrezesi, 6000’den fazla üyesi var. İdlib’de faaliyet gösteriyor.

Cephet el Samiye (Şamiye Cephesi): Beş büyük müfrezesi ve yaklaşık 3000 üyesi var. Halep, İdlib ve Şam’da faaliyet gösteriyor.

Bu örgütlerden Ahrar’uş Şam ve Ceyş’ül İslam (İslam Ordusu) Suriye’deki büyük isyancı gruplardan ve ikisi de ÖSO çatısı altında değil.

Reuters haber ajansına konuşan bir Ahrar’uş Şam yetkilisi, grubun anlaşmaya dair bazı şerhleri olduğunu ve henüz anlaşmayı imzalamadıklarını söyledi.

Putin’e ‘ABD’li diplomatları sınır dışı edelim’ çağrısı

ABD’nin 35 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı almasının ardından, Rusya Dışişleri Bakanlığı da 35 ABD’li diplomatın sınır dışı edilmesini Kremlin’e teklif etti.

Amerikan yönetimi, Rusya’nın bilgisayar korsanlığı yoluyla başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiaları nedeniyle 35 Rus diplomatı “istenmeyen adam” ilan etmişti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise “ABD’nin tavrını karşılıksız bırakmayacağız” demişti. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov ise Washington’a mütekabiliyet esasına dayalı uygun bir yanıt verileceğini söylemişti.

Rus Dışişleri Bakanlığı ayrıca ülkede kalacak olan ABD’li diplomatların başkanlık konutu olan Daça’ya girişinin de yasaklanmasını önerdi.

Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ise ABD’nin tavrını eleştirerek, “Obama yönetimi Rusya karşıtı bir hissiyat içerisinde iktidardan gidiyor” dedi.

Medvedev bugün Facebook’tan paylaştığı bir mesajda, “ABD – Rusya ilişkilerini onarma niyetiyle göreve gelen Obama yönetiminin bu şekilde iktidardan gidiyor olması üzüntü verici” dedi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ve San Francisco Konsolosluğu’nda çalışan diplomatlara ve ailelerine ülkeyi terk etmeleri için 72 saat süre verilmişti.

ABD Başkanı Barack Obama daha önce, Demokrat başkan adayı Hillary Clinton’ın seçim kampanyasına yönelik siber saldırıların arkasında Rusya’nın olduğu iddiaları karşısında harekete geçileceğini söylemişti.

Obama ayrıca Rusya’nın faaliyetlerinin tüm Amerikalıları telaşlandırması gerektiğini belirtmişti.

Rusya ise iddiaları kesin bir dille reddediyor.

Bu arada Rusya Devlet Başkanı Putin, 35 ABD’li diplomatın sınır dışı edilmesi teklifine olumlu cevap vermedi.

Akdeniz’de 900 sığınmacı kurtarıldı

Akdeniz açıklarında 900 sığınmacı kurtarıldı. 2016’da Avrupa’ya geçmeye çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısı ise geçen yıla oranla artarak rekor seviyeye ulaştı.

Akdeniz’de bir kez daha Avrupa‘ya geçmeye çalışan yüzlerce sığınmacı kurtarıldı. 900 kişi denizden kurtarılırken, 2016 yılında Akdeniz’de 5 binin üzerinde kişi boğuldu.

Haber ajansları, Akdeniz’den Avrupa’ya geçmeye çalışan yaklaşık 900 kişinin kurtarıldığını açıkladı. İtalya sahil güvenlik ekiplerinin operasyonu sonucunda kurtarılan sığınmacıların üç teknede oldukları belirtildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, 2016 yılında İtalyan kıyılarına ulaşan sığınmacıların sayısının 180 bin 346 olduğunu açıkladı. Yunanistan kıyılarına ise 173 binin üzerinde sığınmacının ulaştığı bilgisi verildi.

Akdeniz’den Avrupa’ya geçmek için kullanılan deniz rotası üzerinde 2016 yılında, geçen yıla oranla çok daha fazla sığınmacının hayatını kaybettiği bildiriliyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından geçen hafta Cenevre’de yapılan ortak açıklamada, bu yıl içinde Akdeniz’i teknelerle geçmek isterken 5 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.

UNHCR Sözcüsü William Spindler “bunun şimdiye kadar kaydedilen en yüksek rakam olduğuna” dikkati çekti. Açıklamada, bu yıl içinde her gün ortalama 14 göçmenin Akdeniz’de yaşamını yitirdiği belirtildi.

Bilindiği gibi Akdeniz’den yasadışı yollarla Avrupa ülkelerine gitmek isteyenler, bazen şişme botla bazen köhnemiş teknelerle yola çıkıyor. Avrupa’nın bu manzarayı görmediği ve sığınmacıları kaderleri ile baş başa bıraktığı belirtiliyor.

ABD’den Rusya’ya ‘seçim’ yaptırımı

ABD’de Barack Obama yönetimi, “Rusya’nın ABD başkanlık seçimlerine siber saldırı yoluyla müdahale ettiği” iddiasıyla 2 Rus istihbarat kuruluşu, 3 Rus şirketi ve 6 kişi hakkında yaptırım kararı aldı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Obama’nın “Özel Başkanlık Yetkisi”ni kullanarak karar saldığı, aldığı kararların, Rusya’nın ABD Başkanlık Seçimlerini etkilemeye yönelik kötü niyetli saldırılarına cevap niteliği taşıdığı ifade edildi.

Yapılan açıklamada, “Rusya’nın siber aktiviteleri seçimleri etkilemeyi, ABD’nin demokrasisine yönelik inancı aşındırmaya, seçim sürecinin bütünlüğüne ilişkin şüphe yaratmayı ve ABD devletinin kurumlarına duyulan güveni yıkmaya yönelikti. Bu aktiviteler kabul ve tolere edilemez” denildi.

Karar çerçevesinde Rusya’nın Ana İstihbarat Direktörlüğü (GRU) ve Federal Güvenlik Ajansı (FSB), ABD’nin kara listesine eklendi. Bu kapsamda, GRU Başkanı Igor Valentinovich Korobov ve GRU Başkan Vekilleri Sergey Aleksandrovich Gizunov, Igor Olegovich Kostyukov ve Vladimir Stepanovich Alexseyev’e yaptırım uygulanacağı bildirildi.

Yaptırım listesine alınan diğer Rus vatandaşlarının isimleri ise Evgeniy Bogachev ve Aleksey Belan olarak açıklandı.

Beyaz Saray, Bogachev’in siber saldırı yoluyla ABD’li şirket ve kurumlardan 100 milyon doların üstünde hırsızlık yaptığını öne sürdü. Belan’ın da ABD’nin en büyük e-ticaret şirketlerinin veri tabanlarının güvenliğini ihlal ettiği iddia edildi.

ABD basınında yer alan haberlere göre, Bogachev ve Belan, ABD Federal İstihbarat Bürosunun aranılan isimler listesinde de yer alıyor.

Ayrıca, Special Technology Center, Zorsecurity ve Autonomous Noncommercial Organization adlı 3 ticari kuruluşa GRU’ya hizmet verdikleri için yaptırım uygulanacağı ilan edildi.

Obama yönetimi, bunlara ilaveten, “Rusya’daki ABD’li diplomatların taciz edilmesine” misilleme olarak Washington ve San Francisco’da görevli 35 Rus diplomatın 72 saat içinde ülkeyi terk etmesi istedi.

ABD, halen Rusya’ya Mart 2014’ten bu yana Ukrayna’daki saldırgan eylemleri nedeniyle bir dizi ekonomik yaptırım uyguluyor. Washington’ın en son 22 Aralık’ta genişletilen yaptırım listesinde, aralarında üst düzey Rus yetkilileri, kamu kuruluşları, finans, inşaat, doğalgaz ve savunma şirketleri bulunuyor. Yaptırım uygulanan şirket ve kişi sayısının 200’ü aştığı belirtiliyor.

ABD’den PYD/PKK’ya büyük destek

ABD, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD’ye yaptığı askeri yardımı hızlandırdı.

ABD’li yetkililer inkar etse de son iki haftada terör örgütünün kontrolündeki Haseke kentine havadan ve karadan silah sevkiyatları gerçekleştirildi.

ABD’liler, Suriye’deki PYD/PKK’lı teröristlere  askeri yardımda bulunmadıklarını öne sürmesine rağmen sahadaki hareketlilik gözden kaçmıyor.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John R. Bass, PYD’ye doğrudan destek sağlamadıklarını, silah, cephane vermediklerini açıklamıştı.

Bass’ın açıklama yaptığı aynı günün akşam saatlerinde, Rümeylan hava üssüne askeri kargo uçakları indiği belirtildi. Uçaklardan alınan askeri kargolar ABD helikopterleri tarafından farklı bölgelere nakledildi.

Büyükelçi Bass’ın 7 Nisan’da, örgüte askeri yardımda bulunmadıkları açıklamasının hemen ertesi günü de ABD helikopterleri Rümeylan’daki PYD/PKK unsurlarına büyük bir askeri sevkiyat yapmıştı.

Sevkiyatta görevli bir bölge sakini, ABD kuvvetlerinin 13 Aralık’ta da örgüte yardım ulaştırdığını, son iki haftanın en büyük askeri yardımının da dün akşam saatlerinde yapıldığını söyledi.

Rümeylan’a ABD kargo uçaklarını inerken, Erbil’den yola çıkan üstü örtülü onlarca tır, Irak sınırından geçerek PYD/PKK bölgesine ulaştı. Ayrıca TIR’ların bir kısmının da Kamışlı’dan geçtiğini söylüyor.

ABD, Haseke’nin kuzeydoğusundaki Rümeylan ilçesinde Ekim 2015’te, Kobani’nin (Ayn el-Arab) güneyindeki Harab Işk köyüne de geçen mart ayında hava üsleri kurmuştu. Rümeylan, kargo uçaklarının da inebileceği büyüklükte iken Harab Işk’ı ise şimdilik yalnızca askeri helikopterler kullanabiliyor.

PYD/PKK, Suriye’nin kuzeydoğu sınırındaki Haseke’den başlayarak Hatay’ın karşısına kadar, sınır hattında uzanan bir hakimiyet bölgesi kurmayı hedefliyor.

Türkiye ise bu “terör koridoru”nun kurulmasına izin vermeyeceği uyarılarını yineliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da terör örgütüne yönelik dış yardımlar konusunda, Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Koalisyon güçleri ne diyordu başından, ‘DEAŞ terör örgütüne karşı bütün mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz’ diyorlardı. Hatta bizi de DEAŞ’a destek vermekle suçluyorlardı. Şimdi hepsi ortadan kayboldu. Tam aksine terör örgütüne, DEAŞ da dahil olmak üzere, YPG, PYD bunlara destek veriyorlar” demişti.

Bulgaristan Türklerinin 32 yıllık acısı

Bulgaristan’da Türkler, komünist rejimin Müslüman ve Türkleri din, dil, örf ve adetlerinden men etmeye çalıştığı asimilasyona karşı verilen mücadeleyi düzenledikleri etkinliklerle andı.

Siyasi geleneğini bugün ana muhalefetteki Bulgaristan Sosyalist Partisi’nin (BSP) sürdürdüğü eski Komünist Partisi (KP) döneminde Mleçino’ya yakın Gorno ve Dolno Prahovo (Tosçalı ve Amatlar), Başevo (Hallar) ve Çernigovo (Karamusollar) köylerinden 3 bini aşkın kişi, 1984 yılında bir araya gelerek, baskıcı rejime karşı protesto düzenlemişti.

Bölgeye gelen polis güçleri halkı coplayarak dağıtırken, protestoların organizatörleri Belene toplama kampına sürülmüştü.

Eski komünist rejiminin, nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Türk ve Müslümanlara karşı giriştiği asimilasyon kampanyasının 32. yıl dönümünde, verilen mücadelenin kahramanları anıldı.

Ülkenin güneydoğusunda Kırcaali’ye yakın Ardino kentine bağlı Mleçino (Eğridere) köyünde, 24 Aralık 1984 tarihinde yaşanan komünist zulümleri bir kez daha hatırlayanlar gözyaşı döktü.

Ülkede 1989 yılında kansız darbe ile devrilen tek partili rejimin 1984 yılında din, dil, örf ve adetlerinden men etmeye çalıştığı Türkler, Türkiye’ye yarım milyona yakın insanın göçü ile sonuçlanan asimilasyon kampanyasını unutmadıklarını ifade ettiler.

Mleçino köy camisinde mevlit okunması ile başlayan anma törenin ardından havaya, barış sembolü olan güvercinler uçuruldu. Ardından Borovitsa ve Mleçino’dan öğrenciler şiir dinletisi sundular.

Mleçino olayları ile ilgili Bulgaristan’daki Türk ve Müslümanların oylarına talip siyasi partiler ayrı ayrı etkinlikler düzenledi. Etkinliklerde yapılan zulüm anlatıldı.